
Dostluğun ne anlama geldiğini unuttuk mu? Benim de kafam bulanık bu konuda! Dost nasıl birisidir, diye sorun çevrenizdekilere, her kafadan başka ses çıkacaktır, eminim. İstiyoruz ki, tökezlememizi önleyecek bir bastonum olsun; sosyal tırmanışımı sağlayacak merdivenim, zaman zaman terapistim, hatta ağlama duvarım, sevinç kadehim, sessiz kölem, çılgın efendim olsun! İyi de kim kalkabilir bu ağır “görev”in altından?
Dostluk yok artık. Yazının devamını oku »
1851 yılı mart ayının ilk günleri.. Venedik’te ünlü La Fenice operasının müdürü fena halde telaş içinde.. 11 Mart gecesi, Büyük Verdi’nin merakla beklenen operası ilk defa sergilenecek.. Orkestra, solistler ve koristler haftalardan beri hazırlanıyorlar.. Büyük usta, yazdıklarını peyderpey operaya gönderiyor.. Provalar öyle yapılıyor.. Mart başında hemen her şey tamam, ama Dük’ün aryası ortalarda yok.. Ne sözleri, ne müziği.. Müdür haberci üstüne haberci yolluyor.. Çıt yok.. Telaş bin.. Müdür bu defa kendisi koşuyor Verdi’nin kapısına..
“Yarın akşam açıyoruz perdeyi.. Arya hâlâ yok.. Rezil olacağız..” “Telaşlanma” diyor Verdi.. “Şarkı hazır, ama yarından önce kimse görmeyecek. Bu öyle bir melodi ki, anında senin salonundan sızar, tüm Venedik’e yayılır. Millet ıslıkla çalmaya başlar. Galadan önce sihir bozulur..”
Müdürün aklı yatmaz ama, yapacak şey yok.. Yazının devamını oku »
Bu yazı CoMiSeR tarafından Karalamalar.. adlı kategoriye eklenmiştir.

gitmek mi, yoksa kalmak mı?
ne derin bir yaradır bu yüreğimdeki..
ya seninkiler, ya senin içindekiler..
arafı bilir misin,
ciğerimi orda bıraktım da geldim..
öyle yanıyor ki şimdi içim,
cehennem desen değil,
öyle mutlu ki şimdi düşüm..
cennet desen değil.. Yazının devamını oku »
Bu yazı
Cuma, Ocak 2nd, 2009 - 12:48 tarihinde,
Karalamalar.. kategori başlığı altında yazılmıştır.
Diliyorsanız
RSS 2.0 beslemesi sayesinde bu konuyu takip altına alabilir;
yorum yazabilir veya sitenize
geri izleme bırakabilirsiniz.