1983′ün martında, öyle filmlere filan konu olabilecek bir günde değil, sadece ne ile yaradığını bir türlü kavrayamadığım kapitalizmin doruk noktası sayılabilecek günlerden bir gün olan 14şubattan 1 ay sonra dünyaya gelebilmiş, o günlerde farkına varmasa da, daha sonrasında keşke ana rahminde kalsaydım demekten kendini alamamış birisidir..
Eski adıyla ilkokulla ortaokulu, şimdi adı ile ilköğretimi bitirip bir yıl süper lisede şey ettirdikten sonra, merhum pederi seyr-ü seferine erken veda eyleyince, hayat onu bir şey olmaya zorlamadan, o kendini Polis Kolejine atmıştır..
Gel zaman git zaman bu disipline uyamayacağını anlayınca kendisini Ankara Üniv. DTCF’de Arap Dili okuyor bulmuştur, Polis Akademisi ile birlikte.. Bunları da göz açıp kapatıncaya kadar bitirince, Ankara Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde istihdam oluna koymuş, ama bu ona bir başka koymuş…
Unutmadan, hoş nasıl unutulur orası ayrı mevzuu ama, üniversitenin son yıllarına, hala hayatını kasıp kavuran bir aşka gark olmayı da ihmal etmemiş, bu konuda da ihtisasını devam ettirmektedir, ki pek başarılı olduğu söylenemez ama aşkın kuralı yok düsturunca “özüne” dönmeye çalışır durur gariban kendileri…
Yazı yazmak, çizmek, karalamak…
Hiç bir kötü alışkanlığı yok yazmaktan başka bu zavallıcığın, sigara desen içmez, içenin yanında nefes alsa da veremez, içki desen ağzına sürmez, esrar mesrar gibin şeylerin rneginden başka bir şey bilmez..
Velhasılı yazarbu muzur çocuk, bırakın yazsın da biz de kurtlulalım dırdırından :)
ekleme:
aşka dair yaşanacak ne varsa yaşandı ve bitti, o defter kapandı, ne “özü” ona, ne de o “özüne” dönebildi.. artık çevik de değil, bir garip halde, o bile anlatamaz, hatta anlamaz gayrı kendini…